|
POPÜLER KÜLTÜR VE GENÇLİK
Toplumun dinamik gücü olan gençlik, millet geleceğinin garantisidir. Gençliğin
durumunu inceleyerek yarının ne olacağını tayin etmek mümkündür. Bunun içindir ki,
her millet, gençliğine ayrı bir önem verir. Onu büyük bir itina ile yarına
zinde ve kuvvetli olarak hazırlamaya çalışır. Çünkü yarının umut kaynağı,
geleceğin sahipleri olarak gençlik aynı zamanda yekpare bir vücut olarak da
memleketin dinamik
direnme gücünü teşkil edecektir.
Türk gençliğinin hedefi, milletini asgari müştereklerde değil, onu anlayarak
azami müştereklerde birleştirmek olacaktır. İşte o zaman Türk Milletinin
kalkınması hayal değil, gerçek olacaktır.
Böylece, dünü anlayan, yarına sahip çıkan Milli hedeflere yönelen, milli ve
hâkim iradesi ile gençlik gelecek nesillerin ülkü ve mefkûre kaynağı olacaktır.
Kültür milletlerin hayat damarıdır. Bu sebeple kültürsüz bir millet düşünülemez.
Çünkü bir milletin manevi yapısı ve sosyal sahadaki gücü, o milletin kültürüne
bağlıdır.
Kültürsüz bir millet düşünülemeyeceği gibi, kültürü yok olmuş bir millette düşünülemez.
Kültürü yok olan millet, kültürüyle beraber yok olur. Kültürü bozulmaya yüz tutmuş,
kültür bağları zayıflamış milletlerde yıkılma yolunda olan milletlerdir.
Bu sebeple çağımızdaki mücadelenin başında kültür mücadelesi yer alır.
Günümüzde görülmeyen fakat milletler arasında bütün şiddetiyle devam eden
kültür savaşıdır Ve bu savaşta, kültür bağları kuvvetli olan kültürü sağlam
olan milletler kazanır. Kültürü inhitata yüz tutmuş milletler ise her devirde olduğu
gibi kaybolup gider.
Milletlerin gelişmesi kültürün üstünlüğüyle mümkün olur. Yani kültür üstünlüğü fertlere,
dolayısıyla millete düşünme ve hareket üstünlüğü verir. Bu nedenle fertlerin
Milli kültür nimetlerinden hisselerini almaları lazımdır. O zaman fertlerin
duyuş ve düşüncelerindeki asgari değil, azami ayrılıklar da ortadan kalkar.
Gerçek bir dayanışma temin edilmiş olur. Zaten gerçek bir dayanışma temin
edilmedikçe iktisadi kalkınmadan netice alınamaz.
Esasen toplumun Milli hedeflere sevk edilmesi, içtimai kalkınmanın
sağlanmasıyla mümkün olur.(1)
(1)Mehmet Başaran; Tarihin Işığında Türkiye; nin Kurtuluş Hareketi; Oymak
Yayınları2.baskı sh.91-93
Popüler Halkın zevkine uygun, halk tarafından tutulan. Herkesin tanıdığı, ünlü.(1)
Popüler Müzik: Herkes tarafından tanınan, herkesin bilip tanıdığı müzik.
Kültür: Tarihi toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi
değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere sözlü ve yazılı aktarmada kullanılan,
insanın doğal ve toplumsal çevresine hâkimiyetin ölçüsünü gösteren araçların bütünü,
hars, muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğretinim ve yaşantılar
yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Bireyin kazandığı bilgi, fizik kültürü
kuvvetli bir kişi.(2)
Kültür, Bir insan topluluğunun(milletin) nesilden nesile aktardığı, gelenek
hâlinde devam eden maddi ve manevi varlıklarının, değerlerinin bütünü; inanç,
fikir, bilgi, sanat, âdet ve gelenekleri, bütünüyle yaşayış ve davranış şekli.
Hars.
Kültür,derli toplu olarak ;Bir millete şahsiyetini veren, diğer milletler
arasındaki farkı tespite yarayan,tarihin seyri içerisinde teşekkül etmiş
kendine hâs maddi ve manevi varlık ve değerlerin âhenkli bütünüdür.; Şeklinde
tarif edilebilir.(Prof. Dr. Emin Bilgiç ;Kültür Davamız; s.27)
Bir ferdin veya milletin mânevi kıymetlerini işlemesi,çoğaltması ve
geliştirmesi de kültür adını alır.(Mehmet Kaplan ;Büyük Türkiye Rüyası s.272)
Kültür bir nesilden diğerine,gelenekler ve öğretim yoluyla aktarılır,kişilerin
onu benimsemesi ,ona sahip çıkması ile devam eder,gelişir ve
zenginleşir.(İsmail Hakkı Tekinel) HAZIRLAYAN RIZA KARDAŞ Z.GÖKALP TERBİYENİN
SOSYAL VE KÜLTÜREL TEMELLERİ ; S.3 M.E.B.İST.1997
Milletlerin tarihinde kültürünü unutan milletlerin şahsiyetlerini muhafaza
ettikleri varlık ve bütünlüklerini devam ettirdikleri asla görülmüş
değildir.(İ.H.Tekinel s.3 (Rıza Kardaş.Z.Gökalp;Terbiyenin Temelleri 1 )
Bir medeniyetten öbürüsüne geçerken ,yahut düpedüz yaşarken kaybolan şeylerin
yanı başında ,zamana hükmeden gerçek saltanatlar da vardır.Bir kültürün asıl
şerefli tarafı da onlar vasıtasıyla ruhlara değişmez renkleri
getirmesidir.(A.Hamdi Tanpınar;Beş Şehir s.205)
Çocuk dünyaya geldiği zaman beraberinde ne dini,ne de ahlâki ne hukuki ,ne
estetik ,ne iktisâdi ne de mantıki bir vicdan getirmez.Bu vicdanına kendi
milleti,kendi milletinin kültürü verir.(Rıza Kardaş Z.Gökalp ;Terbiyenin
Temelleri 1 s.42)
Türk kültüründe yiğitlik ön plânda gelen bir duygudur.(Mehmet Kaplan Hikaye
Tahlilleri s.23)
1-Kültür,bir milletteki dini,ahlâki,hukuki,his,estetik,iktisadi müesseselerin
toplamı demektir.( R.Kardaş ;Z.Gökalp;Terbiyenin Temelleri 1 s.30)
2-Bir milletin fikir ve sanat eserlerinin bütünü.
3-Bir kimsenin bilgi, terbiye, alışkanlık, zevk, kritik edebilme vb.
bakımlardan gelişmiş olmalı hâli.
4-Bir kimsenin herhangi bir sahada kazandığı bilgi, görgü, spor kültürü, Tarih
kültürü.
Kültür Akımı: Bir toplumun kültüründen bazı unsurların başka bir topluma
geçişi.
Milli Kültür(Sosyoloji) ortak inanç ve uygulamalar etrafında toplanması, ortak
inanç ve uygulamalar yaratmış en büyük topluluk olan; millet; in sahip olduğu
ve onun ayırt edici vasfını tayin eden kültür unsurlarının bütünüdür.
Milli Kültürün temel unsurlarının başında hiç şüphesiz dil bulunmaktadır.
Kanaatimizce, tarihsiz bir milli kültür söz konusu olamaz. (Emin Bilgiç; Milli
Kültür Davamız s.1712)
Kültürel: Kültüre âit, kültürle ilgili, Yunus Emre; nin ilahileri, bütün Anadolu;
da Türklerin arasında vicdan birliği, yani dayanışma bağı husule getirdiği için,
kültürel bir harekettir.(R.Kardaş Z:Gökalp; Terbiyenin Temelleri 1. s.297)
Her milletin kültürel, yani milli bilgileri kendisine mahsustur.(R.Kardaş
s.173)
Kültürlü: Kültürü gelişmiş olan, Kültür sahibi kimse.
Kültürlü bir insan bir çok şeyler okumuş, düşünmüş ve iyice sindirmiş olan
insandır kültürlü bir millet maddi ve mânevi imkânlarını geliştirmiş,
iptidailikten yüksek bir medeniyet seviyesine ulaşmış olan millettir.(Mehmet
Kaplan Büyük Türkiye Rüyası s.277)
KÜLTÜRLÜ: Kültürlü olma hali,
Kültürsüz: Kültürü olmayan kimse.
(1) ÖRNEKLERİYLE TÜRKÇE SÖZLÜK M.E.B.ANKARA 1995 C.2 S.1826-1827
Popüler kültür diyerek yabancı milletlerin kültürlerini almak o millet için
yıkılışa gitmek sonucunu doğuracaktır.İşte bu noktada Milli Kültür popüler
Kültürün yerini almalıdır.Daha doğrusu Milli Kültür ve Milli Şuur Birlikte
olmak,hatta birbirinin yerini tutmak mecburiyetindedir bir millette Milli şuur
olmadıktan sonra o memleketin dağı taşı altın olsa on para etmez.Neden mi
derseniz.Adamın birinin söylediği şu sözü nakledeyim ;oğlum Deli malı neyleyim.Kazansam
üç günde har vurup harman savuracak,Oğlum akıllı malı neylerim.;oğlum akıllı
olursa zaten kazancını bilecek o halde üzülmeme gerek yok.demiş Biz de
çocuklarımıza,bilhassa gençlerimize Milli şuuru verirsek o gençlerimiz okulunu
bitirdiğinde soluğu Amerika;da Avrupa;da almayacaktır.Dikkat edersek Amerika ve
Avrupa;da çalışan çok önemli sayıda çok önemli buluşlar yapmış Türkler
mevcuttur.Bu Türkler Milli şuura sahip olsalardı bugün bu bilgilerini öğrenim
gördükleri sıralarını işgal ettikleri memleketlerine faydalı olmak için
kullanırlardı.Üç kuruşluk menfaat için gidip te oralarda kalmazlardı ayrıca
memleket içinde kalan gençlerimizde milli şuur olmayınca memleketimizin tabii
kaynaklarını milletimizin lehine kullanamayız o madenleri gemiler dolusu ham madde
olarak başkalarına satarız ve onlardan işlenmiş mamul olarak satın almaya devam
ederiz.İşte bu da milli şuursuzluğun bir başka halidir.
Tarım devrimi ile yerleşik hayata geçen insanın Sanayi Devriminden sonra
üretimi artırmak zorunda kalmıştır. Bu dönemde büyük aile yapısı yerini
çekirdek aileye bırakmıştır. Sanayi Devrimi farklı bir kültür dokusu oluşturmuştur.
Osmanlılar Sanayi Devrimini kaçırdıkları için gerileme dönemine girmişlerdir.
İnsanlık tarihi büyük bir dönüşüm yaşamaktadır sanayi Devrimi yapıldığı dönemde
nasıl ki, Tarım Toplumu geri bir konumu temsil etmişse, bugün Bilgi Çağının
yaşandığı bir devirde, Sanayi Toplumu da geri bir konumdadır.
Teknolojiye hâkim olan milletler bağımsızlıklarını güçlendiren nadir
milletlerden biri olacaktır. Milletlerarası Camia içinde itibarlı, saygın bir
yer almak istiyorsak geleceğin teknolojilerini keşfetmek ve onları Türk
Milletinin hizmetine sunmakla başlamalıyız. Teknolojiyi bir defa almak ya da
yapmak yetmez. Onu günün şartlarına göre değiştirmek ve geliştirmek en başta gelir.
Bunun için de Bilime büyük bir önem vermeliyiz. Taklit değil, neden ve niçinler
bilinerek çok büyük bir araştırma gayreti ile çocuklarımızı yetiştirmek gerekmektedir.
Zaten eğitim sistemimiz de artık ezberlemekten yana değil, neden ve niçinleri
anlamak yolunu seçmiştir. Çocuğun kitaptakileri aynen ezberlemesi değil, konu
hakkında bir fikir sahibi olabilmiş midir? Konu hakkında yorum yapabilmekte midir?
Buna yönelmekte değil midir? İşte biz de tam bu ortamda İlmi araştırma merkezleri
kurarak gençlerimizi buralarda yetiştirmeliyiz.Ferdin kıymeti milletine
sağladığı yararla ölçülür.Popüler Kültür derken çocuklarımızı Televizyon ve
gazetelerin sürekli gündemde tuttuğu artist taklitleri ve
kabadayılık.külhanbeylik vb. gibi alanlarda değil,geleceğin Türk iyesi;ni
kuracak Bilim Merkezlerine bu gençleri yönlendirmek sanırım Internet
kafelerinde ne idüğü belirsiz sitelere esir olmaktan kurtaracak, bu suretle de
gençlerimiz Türk Devletine,Türk Milletine büyük hizmetler verecek bir seviyeye ulaşacaktır.Gençlerimiz
Avrupa;yı taklit etmeyi bir popüler kültür sanabilirler aslında bu kötü bir
taklittir.Madonna;yı taklit etmek onun yaptığı hareketleri taklit etmek Türk
gençlerine bir değer katmayacaktır.Atatürk ne diyor:;
Türkiye bir maymun değildir.Hiç bir ülkeyi taklit etmeyecektir.O sadece
özleşecektir. Türkiye özleşmeye kendi değerlerini yenilemekle başlamalıdır.
Özleşmesi ve kendi Milli benliğini kaybetmeden sürdürebilmesi için ise Bilime
sarılması ve başka milletlerden üstün olmakla başarılır. Bilimi elinde tutan
Millet diğer milletleri esir almaya muktedir olacaktır. Günümüzde batı
toplumların doğu toplumlarına bilhassa İslam toplumlarına hâkim olmasında
batının ezici teknoloji üstünlüğü yatmaktadır.
Bilgi açığımızı kapatabilmek için araştırma yapmanın yanı sıra bilgilere
ulaşabilmenin yöntemleri üzerinde durulmalı Türk gençleri neyi nereden araştırmalı.
Milletin beyin gücünün yönetimi ve eğitimi ile modern ve çağdaş bir Türkiye
meydana gelecektir. Yetiştirdiği beyinleri Amerika ve Avrupa; ya kaçırmaya
devam eden bir Türkiye yarının ilim ve fen Türk iyesi olamaz. Bu beyin göçünün
Türkiye;mizden kaçık gitmesine bir son verilmelidir.Türk;ün parasıyla okuyup
adam olacak bir ferdi tam hizmet vereceği sırada başka milletlere kaptırmak
Türk milleti için acı ve çok büyük bir kayıptır.Kaybolan her bir Türk çocuğu
Türkiye;nin uzun bir süre geri kalması ve batı toplumlarının hakimiyetinde esir
olması demektir.
Türk gençliği, kendi kültür ve değerlerini tanımadan şehirleşme ve sanayileşme
sürecinin karşısında savunma mekanizmasız bırakılmamalıdır. Bir Türk ferdi
yabancı yazarları, yabancı kültürü tanımadan önce kendi yazarlarını, kendi
kültürünü çok iyi bir şekilde tanımalıdır. Bunun için de ilköğretim ve Orta
öğretimde Milli Kültürün Türk gençlerine yeterince benimsetilmesi gerekir.
Çocuk, genç bu Milli kültürü benimsedikten sonra başka milletlerin yazar ve
kültürleri karşısında eziklik duymaz. Onların takdir edilecek yönlerini alır.
Ama taklit etmekten geri durur. Milli Kültüre sahip bir Türk ferdi, Kültürel
batı ile siyasi batının farklı olduğunu görecek ve Göte;yi Şekspir i okuyup
takdir ederken Avrupa;nın Türkiye üzerindeki emellerini unutmayacaktır.
Son elli yılda köylü nüfusu % 80;den % 50;ye indirmiş Türkiye Türklüğünde
kültür; hâkim kültür; şehirli Türk kültürüdür.
Türk gençleri popüler kültür diyerek batının kültürünü değil, Türk kültürüne
yabancılaşmadan çağdaş bilim ve teknik bilgilere sahip bir fert olarak dürüst
bir şekilde hizmet etmesi temeline dayanan bir Milli Kültür popüler kültürün
yerini almalıdır. Popüler Kültür Türk Halkının sevdiği kültür olmalıdır.
Popülerin halk tarafından beğenilen anlamına geldiğini kabul ediyorsak buna inanmalıyız.
Her milletin kendine mahsus bir Milli ülküsü ve Milli bir Kültürü vardır. Bu
gün gençlerimize popüler kültür diye medya tarafından sunulan kültür aslında Avrupa;
nın milletlerinin Milli Kültürüdür. Her Milli ülkünün arkasında o Milletin
maddi ve manevi bütün tarihi vardır.
Milli Tarih Şuuru, her milletin geleceğe yönelişte, yönünü belirleyen en etkili
elemanlardan biridir;
;Milli idealleri(Milli Ülkü) zayıflatılmış, saptırılmış veya çarpıtılmış bir
milletin 21.yüzyılda artık yaşama hakkı kalmamıştır.
Lisan - Millimiz olan Türkçe ,dünyanın en güzel dili değilse bile en güzel
dillerinden biri olduğunda asla şüphe yoktur;.)Ş.Sami (İngilizce taklitçilerini
düşündürecek bir söz bu söz.)
Her cemiyet ileri medeniyeti, medeni ilerlemeyi aynı tarzda anlamıyor. Bunun
sebebi sadece bu türlü cemiyetlerin içinde yaşadıkları fiziki, coğrafi şartlar
değil, o cemiyetlerin insan ve eserine karşı koymuş oldukları kıymet hükümleridir.
Bu itibarla her cemiyetin ayrı bir hüviyeti, ayrı bir kültürü vardır.
Her millet kendi eğitim ülküsünü kendi tarihinden ve coğrafyasından alır; yani
her milletin eğitim ülküsünü kendi tarihi beli eder ve ona dünya üzerinde
milletlerarasında bir mevki, bir etki alanı sağlar.
Bir milletin kuvveti şu kaynaklardan meydana gelir; 1.Fertlerin cemiyeti koruma ve yükseltme
uğrundaki işbirliğine getirdiği gayret ki, içtimai şuur denilen kuvvet
kaynağından doğar, 2.Fertlerdeki sıhhat ve ahlâk,3.Toprağın alt ve üstündeki
tabiat zenginliği derecesi,4.Bu tabiat zenginliğinden istifade edecek ilim,
teknik, sermaye ve iş kabiliyeti derecesi.
Bir millet için her zaman amaç şudur; tabiat enerjisine insanınkini de katarak,
en iyi teşkilatla milleti medeniyet lideri yapmak.
Bu hedefe doğru giderken bir milletin kuvvetlenmesine engeller de
vardır.1.Tabiattan gelen zararlar.2.Diğer milletlerden gelen
zararlar.3.Milletin kendi içinden olup ta, milli gayeye göre hareket etmeyen
insanlar;tembeller,ahlâksızlar,doğru yoldan sapanlar.
Bir insanın milletine faydalı bir fert olabilmesi için ilk şart milletinin ülkü
edindiği gayeyi canla başla benimseyerek bunu hiçbir zaman hiçbir hareketinde
göz önünden ayırtmamaktır. Bu da her şeyden önce,insanda içtimai şuurun,milli
duygunun daima canlı ve dirik olmasına bağlıdır.Fertlerde bu az ise bir
memleketin dağı taşı altın olsa beş para etmez.
Ferdin değeri,milletine getirdiği değer ile ölçülür.Herhangi bir şeyin veya
olayın içtimailiği derecesi cemiyete faydalılığı veya olsa da olur olmasa da
lığı ile ölçülür.Alman milletinde Göte,İngiliz Milletinde Şekspir,Türk
Milletinde Ömer Seyfettin böylesi birer edebi şahsiyettirler.Şekspirsiz bir
İngiliz,Götesiz bir Alman,Ömer Seyfettinsiz ,Mehmet Akifsiz bir Türk
düşünülebilir mi?Bunlar milletlerinin Milli şuur temsilcisi olmuştur.
Cemiyete en faydalı şey şüphesiz ki,onun tekamülünü tahakkuk ettirme yollarında
kan ter döken insanlar ile bu tip insanların içinde bütün kuvvetleriyle
çalıştığı iktisadi,siyasi,terbiyevi,sıhhi,adli kurumlardır.
İçlerinde böyle insanlar çalışan kurumlardır ki,bir cemiyet ve millet(uzviyet)e
benzer.(uzviyet) gibi çalışan bir cemiyet demek;gaye uğrundaki el birliği ile
çalışmanın uzviyetin hücreleri gibi (natürel çalışması) demektir.Bunda fertler
cemiyetin korunma ve yükselmesinde.cemiyet kudretinin artmasında karşılıklı
yardım ve iş bölümü ile ahenk içinde çalışırlar ki bu hal pek iyi bir (içtimai
nizam) dan doğar.(içtimai Nizam kuvvetlendikçe de cemiyet kudreti onunla
orantılı olarak artar.Bunun neticesi olarak fertler veya iş öbekleri arasındaki
menfaat çatışmaları azalır.Biri hepsi için hepsi biri için yaşama ülküsü
kuvvetlenir.
Genel içtimai nizam o kadar mükemmel olmalıdır ki, herhangi bir iş öbeği aynı
zamanda hem birbirleriyle, hem de cemiyetin genel düzeniyle ahenkli olabilmelidir.
Hiç bir iş sınıfı öteki sınıflara zarar vermemelidir.
İşte böyle olan cemiyet Tabii Cemiyet denilir. Uzviyete benzetecek olursak
millet bedenin tümüne; devlet de dimağa benzetilebilir. Tabii Cemiyet
derecesine yükselebilmiş bir millette fertler;Milli Ülküyü sağlayan işlerde
sıkı ve yüksek bir işbirliği yapabilirler.
Cemiyette uzviyet benzeyişi, yani biyolojiye dayanış herhangi bir maksat için
kurulmuş küçük hususi cemiyetlerde görülmektedir.
Bir cemiyet ve millet bulunduğu yerde kendini koruyabilmesi için oraya intibak
etmesi gerekir.Herhangi bir tabii muhit ortasında en küçük bir cemiyet alalım.Bu
cemiyet karşılıklı korunma ve yükselme gayesini güdüyorsa,harici tesirler bu
cemiyeti dağıtmaya doğru zorlama yapınca durum cansızların üstünde vukua
gelecek olan gibi değildir.Cemiyet mukavemet eder,tedbirler alır.dağılmaz.
İntibak ,ferdi uzviyette;Ruhi veya görevsel(fonksiyonel) değişiklikler ile
olmaktadır.Cemiyetlerde buna benzer,görevsel bir içtimai değişiklik ile
olabilir.Bütün millet karşısında iş sınıflarının ve fertlerin iş görümleri o
tempoya göre olacaktır.Milletin kuvveti Milli Ülküye canla başla bağlanıp
çağdaş iş metodu ile yardımlaşarak ve dayanışarak çalışmayı bilen;bu yolda
büyük sıkıntılara,mahrumiyetlere katlanan ve fikirlerini bu mahrumiyet ve
sıkıntılardan çıkarıp bunları sevinç,elem,kan,ter ve canla yoğurmayı bilen
insanlardan gelir.
Her türlü kahramanlarla dolu Türk tarihi Yüce Türk Milleti,bugünkü
çocuklarından şunu istiyor;
Bu çapta insan olmak.(2)
Gençlik çok çabuk geçen bir çağdır.Bu çağı boşa geçirmemek gereklidir.Gençlik
su gibi akıp gider.Bu çağda yabancılaşan fertler başka milletlerin yemi olmaya
mahkumdurlar.Bir söz vardır.Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını
sallar.Popüler kültür derken popüler kültürün Türk Milli Ülküsüne göre tarifi
ve tanımı yapılmadığı,her önüne gelenin popülerlikte bahsettiği bir ortamda
yetişen gençler Popüler kültürü ancak top,pop,ve uyuşturucuda aramaya
başlamaktadır.
İşte tam da bu noktada popüler olanın Türk Milli Ülküsü içerisinde bir yer
etmesi konusu yerini belirtmelidir.Popüler olan nedir,ne değildir? Türk
halkının sevdiği,beğendiği her şey popüler olmalıdır.İnönü devrinde Sivas’ da
köylüye Viyolonsel dinletenlere köylünün verdiği cevap malumdur.Sivas Sivas
olalı böyle zulüm görmedi.Popüler diyerek halka ait olmayan değerleri medya
kanalıyla meşhur edip halka zorla benimsetmek popülerlik değil,olsa olsa anti
popülerlik olabilir.Gök alp Halka Doğru da harsın temellerinin halktan alınması
gerektiğinden bahseder.Bu konuda aydınların bozulmuşluğundan ve halkın saf Türk
harsını taşıdığına ve bozulmanın daha az olduğuna inanır. Gençlerimiz de Popüler
Kültürü ararken Halka doğru inmelidir.Bu sebeple önce Türk kültürü tam
anlamıyla araştırılmalı ve özümsenmelidir.Yeni değerler gerekse o konuda da
toplumun kurallarını benimsemek gereklidir. Popüler Kültür bazılarının
zannettiği gibi üç beş kelime İngilizce konuşmak yarı Türkçe yarı İngilizce
kelimelerle konuşmak hiç değildir.İşte burada çok önemli bir mesele ortaya
çıkmaktadır.Avrupa Emperyalizminin Osmanlı İmparatorluğuna giriş vasıtalarından
biri ve en önemlisi Yabancı Dil olmuştur.Yabancı dil öğrenmekle yabancı dilden
eğitim yapmak birbirine karıştırıldığında ortaya çıkan manzara içler acısı bir
hal almaktadır.Milletin kaynakları boş yere heba olmaktadır.Popüler kültür
insanların boş bırakılması başka milletlerin kültür sahasının tesirine
bırakılması demek değildir.Böyle algılanırsa gelecekteki gençlerimiz bize ait
olmayacaktır.Başka milletlere ait olacaktır.Nasıl ki son birkaç yıldan beri
Almanya ve Avrupa’daki Türk çocuklarının kaybedilmesinden bahsediyor ve Türk
Anadilinin ve Türk kültürünün öğretilmesi ve benimsetilmesi için bir takım
tedbirlerin alınması gerektiğinden bahsediyor ve tedbir almaya çalışıyoruz.O
halde yarının yöneticisi olacak bugünün gençlerini yetiştirirken de gerek Milli
Eğitim Bakanlığımız gerekse Kültür bakanlığımız gençlerimizin yetişmesi
hususunda gerekli kültürel yapıyı oluşturacaklardır.Popüler kültür bir
yabancılaşma,yabancı taklitçiliği olarak algılanmamalıdır.Türk gençlerinin
kendi kültür değerlerini yeniden yorumlama ve yaşama biçimi,yeni çağa
ayarlanması biçiminde olmalıdır.Doğru dürüst Ana dili Türkçe;yi
öğrenememiş,Toplumun kutsallarına saygı duymasını bilmeyen bir gençlik popüler
gençlik değildir.Dikkat edersek Türkiye;mizde sadece iki bakanlığımızın ismi
başında Milli kelimesi mevcuttur.
.Milli Eğitim ve Milli Savunma bu Milli ibareleri boşuna konulmamıştır.Eğitim
Milli olmalıdır..Popüler Kültür Değil , Milli Kültür gençlere verilmelidir.O
Halde konu popüler kültür ve gençlik değil Milli Hars(Kültür) ve gençlik
olmalıdır.Atatürk’ün dediği gibi hedefimiz Muasır Medeniyet
Seviyesinin üstüne çıkmak asıl ülkümüzdür.Sadece muasır medeniyeti yakalamak
yetmez mutlaka mu muasır medeniyetin üstüne çıkmamız gereklidir.
Türk gençleri bu bilinçle yetiştikçe Avrupalarda ve Amerikalarda borç aramak
mecburiyetinde kalmayız.Kültür üremek çoğalmak anlamına geldiğine göre her
geçen gün yeni değerler üretmek ve rotaya koymamız gerekir.O halde gençlerimize
her geçen gün yeni şeylerin ortaya konması gerektiği benimsetilmelidir.İlim de
teknikte,fende batıdan önce biz yüzlerce buluş yapabiliyor ve patentlerini
satabiliyorsak işte o anda kültürümüz popüler olmaya hak kazanacak ve dünya da
saygın yerimizi alacağız.Ferdin kıymeti,değeri milletine kazandırdığı fayda ile
ölçülür demiştik,İşte böylece üretimimiz arttıkça milletimiz çok şey kazanacaktır.
O zaman biz de mutlu olacağız.Toplumumuzda.
Bir cemiyetin bütün fertlerini birbirine bağlayan,yani aralarında dayanışma
husule getiren müesseseler,toplamı o cemiyetin kültür müesseseleridir.Bu
müesseselerin toplamı o cemiyetin kültürünü teşkil eder.
Türk Milli İrfanını yükseltmek ve Türk çocuklarına benimsetmek Türk Milli
Eğitiminin en büyük ülküsü olmalıdır.Türk Milli irfanı bir ülkü olarak Türk
fertlerinde yeşermediği takdirde Milli Kültürden söz edemeyiz. Başka
milletlerin kültürünü sahiplenen nesiller başka milletlerin varlığını devam
ettirir.Biz kendi çocuklarımızı kaybederiz.Onun için çocuklarımıza Popüler
Kültürden çok Türk Milli Kültürünü benimsetmek daha faydalı olacaktır.Köksüz
ağaç olmayacağı gibi Milli Kültürden yoksun fertlerden oluşan halk yığınlarının
da Millet olarak devamı mümkün değildir.(1)
(2) M.Rahmi Balaban ;Bir Milletin Kuvveti Gençlik; YENİ BİLGİ DERGİSİ 1 EKİM
1947 SAYI 5 CİLT 1 SH. 11-13
(1) HAZIRLAYAN ALİSEYDİ OĞUZTÜRK www.blogcu.com/alsancak
|